DEPREM GERÇEĞİNDEKİ BÜYÜK YALANLAR

Ulusal servetimiz ovaları yok etme saldırısı 1947 Marshall ve Truman yardımları ile başlatılıp

16 ülkede birden 1950’de yaşama geçirilmiştir. Demiryolu, denizyolu ve havayolu çalışmalarımız durdurulup karayolu ön plana çıkarılmıştır. O günden bugüne artan ivmeyle eski yollar kayadan ovaya indirilmektedir. Yerleşimler de ovada yol boyu kurulup geliştirilmektedir. Depremlerin de sadece ovada yıktığı gerçeği örgütlü bir şekilde gizlenmektedir.

1.02.2020 cumartesi günü Halk TV’de Sayın Gürkan Hacir beyin konuğu olduk. Toplam 50 dakika konuşma olanağı elde ettik. Gürkan beyin özetlemesiyle birlikte izleyen tüm aydınlarımızı harekete geçirdik. Bu geçen 14 günde 22 tane konferans şeklinde bilimsel etkinliğe çağrıldık. “Depremlerin sarsıntıdan kaynaklanan zararını sadece ovadaki yapılara verdiği” gerçeğini anlamayan bir yurtseverle karşılaşmadık. Sivrice depremi (24.01.2020) ~35 km uzaktaki Elazığ’ın Uluova-Altınova-Kuzova’sındaki canlarımıza ve mallarımıza zarar vermiştir. Ancak yaklaşık 37 km uzaklıktaki 4000 yıllık Harput’ta yeni ve eski yapıların sıvası bile düşmedi. Deprem enerjisinin en yüksek olduğu kaya üzerindeki Sivrice’de sıfır can aldı. Kayada 2 katın altındaki yapılar hasar alabilir. Ancak can almaz. Ovadaki yapıların da çoğu toprak kalınlığı 20 m’den az olduğu yerlere kurulduğu için onlarda da can kaybı yok. Deprem merkezindeki ovada kurulu yapılarda 2 canımızı yitirdik. Buna karşın Sivrice’de açığa çıkan enerjinin binde birinin bile ulaşmadığı ve 85 km uzaktaki Battalgazi ovasında canlarımızı ve mallarımızı kaybettik.

Çözüm önerilerimiz tereyağında kıl çeker kadar kolaydır. Anayasamızın 43-46’ncı maddelerine (özetle ovalar tarım dışında başka bir amaçla kullanılamaz. Bir şekilde işgal edildiyse devlet parasın öder ve asli görevi olan tarıma kazandırır.) uyarak ve devlete yük olmadan ovalarımızdan çıkacak projelerimiz herkese açıktır.

Durum bu kadar açıkken Halk TV’de 14.02.2020 Cuma günü 18 haberlerinde sunucu Sayın İrfan Değirmenci’ye Anayasamızı, doğa yasalarını ve ulusal servet ovalarımızı katletmek üzere dinamit patlattırdılar. Bu hain gücü mutlaka bulmalıyız. 

Konu: Özetle Sayın Değirmen’ciye baştan sona yalan haber yaptırıldı. “Dedirttiler ki: Japonya’da 11.03.2011’de 9 büyüklüğündeki Tohoku depreminde sadece 7 kişi öldü ve mal kaybı yok. Yapılar beşik gibi sallandı. Ancak sağlam yapıldığı için mala ve cana zarar gelmedi……….” Şimdi sıkı durunuz.

 

  1. Toplam zarar 360 milyar dolar.
  2.  15899 görüntülü-kayıtlı ölü + 2529 kayıp ölü + okyanus aşırı ülkelerde 2 ölü= 18430 ölü.
  3. 6157 yaralı.
  4. 120 binden fazla bina yıkıldı. 278 bina yarı hasarlı ve 726 bina az hasar aldı.
  5. Evsiz kalan 150 bin kişiden 50 bini hala geçici konutlarda kalıyor.

Sayın Değirmenciye bu ihaneti kim işletti? Bulmak zorundayız.

2003 Nisanının ilk haftasında Sayın Rektörümüz Yücel Aşkın,  Sayın Vali Hikmet Tan, Emniyet müdürü Sayın İbrahim bey (Kastamonulu) ve 19 ilin askeri birliklerin bağlı olduğu Salahattin Paşa’nın eşsiz destekleriyle ve adını unuttuğumuz çok değerli Vanlı kimyager hocamızın da katkılarıyla Erciş’te bir bilimsel etkinlik düzenledik.

Sonuç bildirgesinde de 35 senede bir olan 7 ve üzeri büyüklükteki depremin 2011 dolaylarında olacağı vurgulandı. Daha da önemlisi; depremin sadece ovada yıktığı belirtilerek ve ~40 bin konutun ovadan bitişiğindeki kayalık alanlara çıkarılmasının yaşamsal önemi vurgulandı.

Sonuç bildirgesi resmi olarak Hükümet başkanı ve üyelerine, milletvekillerine, tüm üniversitelerin mühendislik fakültelerine ve diğerlerine gönderildi. Tam 2 gün sonra ~100 üyeli Deprem Konseyi basına yazılı ve sözlü açıklama yaptı. Gazetelere, bu bağlamda, ilanlar verildi “Deprem öldürmez bina öldürür dinamiti patlatıldı. Zeminin önemi %1’dir ve benzeri bir sürü bilimdışı önermelerle kamuya uyutulmaya çalışıldı. Daha da önemlisi aynı gün bir yüklenici tekrar hapse attırıldı. Basının %99’unda aynı emperyalist önermeler “Deprem öldürmez bina öldürür. Japonya’da büyük depremlerde de can mal kaybı olmuyor ve benzeri” yalanlarla ovalarımız katledildi ve ediliyor.

Kayadaki Harput ve kayadaki Elazığ yerleşimini uzaydan gelenler mi yaptı? Kocaeli depreminde yamaçlarda olan evlerin tek bir tanesinin bile camı kırılmadı. Bu evleri Japonlar mı yaptı sanıyorlar? Gözlerinin önünde ve Kuzey Anadolu Fayının sadece 16 km uzağındaki 2500 – 3000 yıllık Kızkulesi ve Galata kulesi 17.08.1999 depremini de sorunsuz atlatırken 225 km uzaktaki Tekirdağ ovalarında bulunan binaları yıktığını görmeyecek kadar özürlü olunabilir mi?

Kocaeli, Van ve Sivrice depremleriyle şapka düştü kel göründü. Bu bağlamda emperyallerin uşakları üzerinden yaptığı saldırı yaklaşık yarım asırlık mücadelemizde birçok ilimizde püskürtülmüştür. Kocaeli, Adapazarı, Düzce, Bolu, Van, Muğla ve Elazığ bunların başında gelmektedir. Bu bağlamda katkılarını esirgemeyen tüm aydınlık dostlarımızı saygıyla selamlıyoruz. Artık soframız ovalardan yüksek yaşam standartlı kayalık alanlara çıkış artan ivmeyle sürmektedir.  Sayın Değirmenci’ye bu emperyal yalanları söyletenleri mutlaka ve mutlaka bulmalıyız.

“Zeytinyağlı yiyemem aman. Basma da fistan giyemem aman. Senin gibi cahile (Ulu Önderimiz M.K. Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” veciz sözünü belleklerden silip köylüleri şehre göçü özendirilmiştir!) ben efendim diyemem aman. ….. ve benzeri şarkılı-türkülü saldırı dönemi siz aydınlık dostların sayesinde sona erecektir.

Saygılarımızla,

Eğitim - Enerji - Ekonomi – Estetik ve çevre - Deprem - Ulaşım (EDU) Ulusal Çalışma Grupları adına Prof.Dr. İlyas YILMAZER

 

Pin It